Rss Feed

‘diyet’ Category

  1. Uzun yaşama ve genç kalma sırları

    20 Aralık 2010 by admin

    Güzellik ve sağlıklı uzun bir ömür sürdürmek için yaşam tarzı çok önemli. Ancak, yiyeceklerin doğru seçilmesi de zamansız ihtiyarlamamamız için gerekli bir önlem…
    Ünlü dermatolog ve yazar Dr. Nicholas Perricone’un ‘yaşlanmaya dur’ demek isteyenlerin başucu rehberi olan ‘Buruşukların tedavisi’ adlı kitabında yediğimiz besinlerle kırışıklıkların yok olacağının formülünü veriyor.

    “Kırışıklardan kurtulmak için yararlanacağınız besinlerin hepsi, yandı (inflammation) yaratmayan antioksidanları içermektedir. Yanlış seçilmiş yiyecekler sizi zamansız ihtiyarlatır, çirkinleştirir. Ama doğru seçilen yiyecekler, üç gün gibi kısa bir süre içinde yılları siler.”diyen Dr. Perricone’nun cildinizi gerdirmek için önerdiği yiyecekler şunlar:

    3 günlük savaş planı

    - Günde 8-10 bardak su

    - Üç öğün yemek ( yemek sıralamasında proteinlere öncelik tanınacak)

    - İki ara öğün. Biri ikindiye doğru, diğeri yatmadan önce.(Gene proteinli besinlere öncelik tanınmalı)

    - Her öğünde ve ara öğünlerde protein, karbohidrat ve Omega-3, Omega-6 yağ asitlerini içeren besinler tercih edilmeli. Besinlerin sıralamasına özellikle dikkat edilmeli.

    - Vücuttaki biyokimyasal reaksiyonlar ancak su eşliğinde gerçekleşebilir.

    - Vücuttaki su miktarında görülecek belli belirsiz bir azalma, metabolizmayı yavaşlatır. Yani aldığınız kalorileri yakmakta zorlanmaya başlarsınız.

    - Metabolizmada saptanan yüzde 3 oranındaki yavaşlama, altı ay içinde size bir kilo aldırır.

    - Tatil günleri bu planı uygulamak için iyi bir zaman sayılmaz.

    - Kahve, vücuttaki kortizol ve insülin miktarını artırır. Bunlar yaşlanmayı hızlandırır ve vücutta yağ depolanmasına neden olur. Kahve yerine yeşil çayı tercih edin.

    - Ve tabii kimyasal madde içeren sodalı içeceklerden de uzak durun.

    İşte size üç günlük sağlıklı diyet listesi

    Uyanınca:
    - Yarım litre su

    Kahvaltıda:
    - 3 yumurtanın akı ve bir yumurta sarısıyla yapılmış omlet
    - Yarım çay fincanı pişmiş kahvaltılık yulaf
    - 7- 8 santim kalınlığında bir dilim kavun veya dörtte bir fincan kiraz veya vişne
    - Yarım litre su

    Öğle yemeğinde:
    - 125- 150 gram ızgarada pişirilmiş somon veya az tuzlu suda güzelce yıkanmış ton balığı veya sardalya balığı
    - 2 çay fincanı kırmızı lahana, üzerine zeytinyağı ve limon suyu gezdirilmiş
    - 7 santim kalınlığında bir dilim kavun veya dörtte bir fincan kiraz veya vişne

    İlkindi vaktinde:
    - 60 gram haşlanmış tavuk göğsü, tuz ilave edilmeyecek
    - 4 adet taze fındık
    - Yarım yeşil elma
    - Yarım litre su

    Akşam yemeği:
    - 125- 150 gram ızgara balık
    - 2 fincan kırmızı lahana
    - bir yemek kaşığı zeytinyağı gezdirilmiş ve taze sıkılmış limon suyu ile 1 fincan haşlanmış brokoli, ıspanak çok az miktarda zeytinyağı ilavesiyle
    - 7 santim kalınlığında bir dilim kavun veya dörtte bir fincan kiraz veya vişne
    - Yarım litre su

    Yatmadan önce:
    - 60 gram yağsız ve tuzsuz haşlanmış hindi ya da tavuk göğüs eti
    - Yarım armut veya yeşil elma
    - 3- 4 badem veya zeytin
    - Yarım litre ya da daha az su


  2. Akdeniz diyetinin sırrı

    by admin

    Akdeniz diyetinin kalp krizlerini önleyebildiği ve bazı kanser tiplerinin riskini azaltabildiği, uzun yıllar süren çalışmalar sonucu ortaya çıkarılmıştır.
    Akdeniz bölgesinde yaşayan insanların kronik hastalıklara daha az yakalanmaları ve ortalama yaşam sürelerinin daha uzun olması araştırmacıların ilgisini çekmiş ve yapılan bir takım deneysel çalışmalarla da bu bölgenin diyetsel alışkanlıklarının buna sebep olduğu kanıtlanmıştır.

    Temellerini Girit, Yunanistan ve Güney İtalya halkının yemek alışkanlıkları kalıplarından alan, Akdeniz Diyetinin kalp krizlerini önleyebildiği ve bazı kanser tiplerinin riskini azaltabildiği uzun yıllar süren çalışmalar sonucu ortaya çıkarılmıştır.

    Araştırmalara göre, Girit ve Yunanistan’ın bazı bölgelerinde yaşayan erkeklerde koroner kalp hastalığı görülme sıklığının oldukça düşük olduğu görülmüştür. Yunan erkeklerinde koroner kalp hastalığına bağlı erken ölüm oranı Amerikalılardan yüzde 90 daha azdır. Yapılan bir başka çalışmada Akdeniz diyeti ile beslenen koroner kalp hastalarında ikinci kalp krizi görülme riski yüzde 70 azdır.

    Nedir bu Akdeniz Diyetinin sırrı?

    Akdeniz’de kırmızı et seyrek yenir ve mandıra ürünleri fazla yağlı değildir. Diğer yağ tipleri yerine zeytinyağı kullanılmaktadır.

    Akdeniz bölgesinde geleneksel olarak bol miktarda yeşil sebze ve meyve, fasulye, mercimek gibi taneli sebzeler ve baklagillerin bütün türleri yetişmektedir.

    Akdeniz Diyetinin temelleri

    Haftalık:
    - Normal miktarlarda balık (kümes hayvanlarından daha fazla yararlı)
    - Normal miktarlarda kümes hayvanları
    - 4 taneye kadar yumurta

    Günlük:
    - Normal miktarlarda peynir ve yoğurt ( az yağlı veya yağsız tipleri)
    - Bol miktarda taze meyve sebze, hububatlar, baklagiller, tohum cinsi yiyecekler ve kuruyemişler.
    - Diğer yağlar yerine en önemli yağ olarak az miktarlarda zeytinyağı
    - Yemeklerle birlikte günde bir-iki kadeh kırmızı şarap.
    - Ekmek, makarna, pirinç, bulgur, kuskus, patates vs.
    - Ayrıca günlük fiziksel aktivite ve günlük 6 bardak su.

    Bunların dışında sarımsak, bazı yeşillikler ve otlarda Akdeniz Diyetinin temel besinleri olabilirler. Ancak, bunlar hakkında yeterli araştırma yapılmamıştır.


  3. Beş büyük diyet günahı

    19 Aralık 2010 by admin

    Bazı diyetlerin içerikleri ve kurguları nedeniyle tehlikeli olabilecekleri biliniyor. Bu diyetleri yapanların başına olmadık işler gelebiliyor. Metabolizmaları bozuluyor, hormonal dengeleri altüst oluyor, ruhsal sorunlar ortaya çıkıyor. Kilo vermek bir yana, kilo almaya başlayanlar bile oluyor. İşte bu nedenle bazı diyet önerilerini daha işin başında reddetmeniz, “diyet günahlarından uzak durmanız” gerekiyor.
    Biz ne yapıyoruz?

    Sağlıklı, etkili ve kalıcı kilo verme programlarının bilimsel kurallar dışında hiçbir özelliği yok! Kişiye özel beslenme ve aktivite dizaynları yapıyor. Bu planları yaparken sağlıklı beslenmenin iki ana ilkesinden (çeşitlilik ve denge) asla taviz verilmiyor. Kilo programı boyunca her besine yer vermeye çalışılıyor (çeşitlilik), protein/karbonhidrat/yağ unsurlarını belirli oranlar içinde (denge) diyete yerleştirmeye gayret ediliyor, “kişiye özel” bir kalori kısıtlaması yapılıyor. Bunu yaparken biyolojik yapınız, metrik ölçüleriniz, ekonomik durumunuz, ağız tadınız, işiniz, yaşınız, cinsiyetiniz dikkate alınıyor. Ayrıca arka plandaki sağlık sorunları da (ister psikolojik, ister metabolik/hormonal olsun) çözümleniyor.

    Sorunu fazla büyütmeyin

    Yaşasın Hayat uzmanları diyet günahlarını araştırdılar ve reddedilmesi gereken diyet önerilerinin kısa bir listesini yaptılar. Listeyi dikkatle okumanızı öneririm. Diyet yapmak, fazla kilolardan kurtulmak, incelip hafiflemek duygusunun depreştiği bu kıpır kıpır bahar günlerinde vereceğiniz 2-3 kilo için mutlaka herhangi bir programa uymanızın şart olmadığını da hatırlatırım. Hepimiz birazcık düşününce “nerede hata yaptığımızı” anlayabiliriz. Mesela biraz abarttığımız alkolü azaltarak, akşam sofralarımızı azıcık küçülterek, tatlılardan biraz uzak kalarak, porsiyonlarımızı küçültüp sık aralıklarla bir şeyler yiyerek, ekmeği, pirinç pilavını, fastfood ürünleri sınırlayarak, aç kalmayarak ve her sabah 20-30 dakikalık sıkı yürüyüşler yaparak hafif bir kilo fazlalığı sorununu kendimiz de çözebiliriz.

    Özetle kilo kaybedeceğim derken sağlığınızı kaybetmemeye ve “diyet gazisi” olmamaya dikkat etmenizde fayda var.

    İşte o günahlar

    1. Aç kalmak: Eğer bir kilo kaybı planı sizi aç bırakıyorsa önemli bazı sorunlar yaşayacaksınız demektir! Aç bırakan diyetler kısa vadede kilo verdirseler bile uzun vadede verilen kilolar fazlasıyla geriye alınıyor. Sık aralıklarla yemeyi önermeyen diyetlerin metabolizmayı yavaşlattığı, yağ yerine kasları yaktığı, plana kalıcı bir uyumu zorlaştırdığı biliniyor.

    2. Aletlerden medet ummak: Eğer size önerilen sağlıklı bir kilo kaybı programı ise üç ana unsur (tıbbi tedavi, diyet programı, aktivite planlaması) dışında hiçbir desteğe ihtiyacınız olmaz. Mezoterapi, lipoliz, yağ kırma, lazerle yağ parçalama, lipomasaj gibi ilgi uyandırıcı sözcüklerle size tavsiye edilen hiçbir teknolojik ya da kimyasal uygulamanın kilo kaybı yapacağını gösteren bilimsel bir çalışma yok.

    3. Haplarla zayıflamak: Bazı diyet planları faydasız ya da neredeyse yok denecek kadar az olduğu kanıtlanmasına rağmen kilo kaybını hızlandıracağını iddia ettikleri besin desteklerini mutlaka kullanma eğilimindedir.
    Çok özel koşullar dışında krom ve biraz da yeşil çay özleri dışında kilo kaybına destek olabilecek, etkili ve kalıcı sonuçları olan herhangi bir doğal destek yok. Krom ve yeşil çayı kullanın ama bunların da yararının sınırlı olacağını unutmayın, eczanelerde satılanlarını, güvenilir firmalar tarafından üretilenlerini tercih edin.

    4. Popüler diyetlere inanmak: Her diyet listesi şu veya bu şekilde ortalama 500-700 kalori kadar bir enerji kısıtlaması yaptığı için sağlıklı, bilimsel olsun olmasın mutlaka az veya çok bir kilo kaybı sağlar. Ne var ki paket listeler, size özel hazırlanmamış planlar kısa bir süre geçmeden işlememeye başlar. Ek olarak sağlığınızı da bozar.

    Eğer biri size sadece hazırladığı diyet listesiyle kilo sorununuza yardımcı olabileceğini vaat ediyorsa bu öneriyi elinizin tersiyle itmekten hiç çekinmeyin. Çünkü “her diyet herkese uymaz”.

    5. Sadece diyete odaklanmak: Eğer kilo fazlalığınız sağlıklı kilonuzun yüzde 10’undan daha fazlaysa doktorunuza görünmeden, onun onayını almadan herhangi bir kilo kaybı programına başlamamanızı öneriyoruz.
    Özellikle kilo sorunu ideal kilosundan yüzde 20 daha fazla olan biriyseniz başlayacağınız programda mutlaka doktor denetimi de olmak zorundadır.

    Fazla egzersiz adetten kesebilir mi

    Günümüzde hareketsiz yaşamın sıkıntılarını çekmekteyiz. Vücuda ve yaşa uygun düzenli bir egzersizin ise ne çok faydalı olduğu tartışılmaz bir konudur. Bununla birlikte aşırı egzersiz yapan kişilerde adet kesilmelerine de şahit olmaktayız. Bilimsel araştırmalarda kadın atletlerin yüzde 25’inin adet görmediği, normalde bu oranın yüzde 2-5 arası olduğu belirlenmiştir. Bunun nedenleri araştırılırken bir dizi hormon testi yapıldığında yumurtalık fonksiyonlarını idare eden hormonların azaldığı, bunun sebebinin de bu hormonları düzenleyen ghrelin isimli diğer bir hormonun seviyelerinde yükselme olduğu görülmüştür. Aynı zamanda östrojen ve testesteron seviyeleri de düşük bulunmuştur. Anorexia nevroza denilen ve enerji açığı yapan yemek yememe hastalığında da ghrelin yüksek bulunmuş ve bu hastalarda da adetten kesilme görülmüştür.


mirc sohbet siteleri cet islami chat